Geçtiğimiz hafta İstanbul’daki SAHA Fuarı’nı ziyaret ettim.
Beni en çok etkileyen şey yalnızca fuarın ölçeği değil, Türkiye’de son on yılda eksiksiz bir sanayi ve teknoloji ekosisteminin evrilme hızı oldu.
Bugün güvenlik artık sadece savunmadan ibaret değil; teknolojik yetkinlik, dirençli sanayi, ileri imalat, yazılım, enerji sistemleri, siber altyapı, mobilite ve ulusların yeni girişimler, üniversiteler, KOBİ’ler ve küresel ortaklarla birlikte hızla inovasyon yapabilme kabiliyeti ile ilgilidir.
Türkiye, bu alanların çoğunda dikkat çekici yetkinlikler geliştirmiş; hızla büyüyen ekosistemi, güçlü mühendislik yeteneği ve girişimcilik enerjisiyle giderek daha önemli bir aktör hâline gelmiştir.
Siemens gibi endüstriyel teknoloji liderleri de dahil olmak üzere pek çok sektörden şirketin dijitalleşme, otomasyon ve altyapı teknolojileri aracılığıyla bu daha geniş kapsamlı dönüşüme nasıl katkı sağladığını görmek de son derece cesaret vericiydi.
SAHA 2026’nın asıl mesajının yalnızca kabiliyet değil, aynı zamanda öz güven olduğuna inanıyorum: Büyüyen teknolojik derinliği ve küresel geçerliliğiyle kendi sanayi geleceğini inşa eden bir ülkenin öz güveni.






No Comments