Dijitalizasyon/Teknoloji

İnovasyonda bir sonraki adım ne olacak?

16 Ağustos 2013

1956 yılının Nobel Fizik Ödülü, yarı iletkenler ve transistörler üzerine yaptıkları çalışmalar dolayısıyla 3 Amerikalı mühendise, John Bardeen, Walter Houser Brattain ve William Shockley’e verilmişti. Bu ödülü alanların keşifleri, o zamandan bugüne ileri teknoloji alanında gerçekleştirilen tüm keşiflerin temelini oluşturdu. Transistör radyolar, televizyon, bilgisayarlar, mobil telefonlar, internet, sosyal medya… Bu liste böyle uzar gider.

Peki hayatımızı değiştiren bunca önemli icattan sonra sırada ne var? Nasıl yaşayacağımızı, nasıl iletişim kuracağımızı ya da geleceğin dünyasını neyin üzerine inşa edeceğimizi bundan sonra ne belirleyecek?

Şu anda elimizde pek çok araç, uygulama, ürün ve ağ var. Bundan sonra odak noktamız bunları bir bütün halinde ve en verimli şekilde kullanmak olacak. Küresel anlamda önümüzdeki 10 yılda ortaya çıkacak evrim, şu anda elimizde bulunan tüm teknolojik imkân, uygulama, ürün ve ağları birbiriyle bağlantılı hale getirmeye odaklanacak. Şeffaflık, verimlilik ve üretkenlikte bir sonraki aşamaya geçebilmemiz için her şeyin birbiri ile bağlı / bağlantılı olması gerekecek.

Burada bir örnek vermek istiyorum. Her arabada ortalama 150 ayrı sensör bulunuyor. Biz trafikteki tüm araçların tüm sensörlerini birbiri ile bağlantılı hale getirebilirsek şehrin en güvenilir trafik haritasına da sahip olabileceğiz. Yalnız yaşayan yaşlı insanlar evlerindeki sensörler aracılığı ile daha güvenli yaşayabilecekler. Örneğin ani hareketlere duyarlı bu sensörler sayesinde eğer kişi evde hayati tehlike yaratan bir düşme yaşamışsa sistem otomatik olarak uyarı verebilecek. Ya da yine ileri yaştaki insanlar evden çıkmak / düşme tehlikesi yaşamak zorunda kalmadan doktorları ile internet aracılığıyla bağlantı kurup muayene olabilecekler. Tüm hanelerin böyle bir ağa bağlanması sayesinde enerjiyi en çok kullandığımız saatlerde maksimum enerji verimliği de sağlayabileceğiz veya kullanmadığımız elektriği tekrar şebekeye aktarabileceğiz. Bir başka örnek daha Siemens’in ‘Akıllı Şebekeler’ (Smart Grid) bölümü altında sunduğu çözümler sayesinde aynı platform üzerinde hem elektrik hem su hem de doğal gaz şebekeleri izlenebiliyor. Bu sistem, şebekelerin ne ölçüde verimli kullanıldığını ya da nasıl daha verimli kullanılabileceğini rahatça belirleyebiliyor. Önümüzdeki dönemde de gidişat bu yönde olacak: Elimizde olanları birbiriyle ne kadar bağlantılandırabilirsek sonraki nesiller için fırsatları ve şeffaflığı da o kadar artırabileceğiz.

İşte tam bu noktada o kaçınılmaz soru tekrar beliriyor tabii: Bu durum ‘Biri bizi gözetliyor!’ denilen riski daha da artırır mı? Daha mı fazla kontrol ediliyor oluruz?

Bu kaçınılmaz bir durum, bugün tüm servis sağlayıcılar tarafından zaten ‘izlenen, takip edilen’ bir atmosferde yaşıyoruz. Kaçımız herhangi bir hizmet sağlayıcıdan hizmet alacağımız zaman imzaladığımız kullanım sözleşmelerini okuyor ki? Kredi kartımızı her kullandığımızda o hizmeti aldığımız servis sağlayıcı, tercihlerimiz, yapmaktan hoşlandığımız etkinlikler veya satın almayı sevdiğimiz nesneler hakkında ya da ödeme alışkanlıklarımız hakkında bilgi sahibi oluyor. Internete, Facebook’a, Google’a, Twitter’a her girişimizde ilgi alanlarımız da görüntülenmiş oluyor.

Gelecekte bu alandaki en önemli konu bu tür bilgilerin kimler tarafından ve nasıl kullanılacağını belirleyen global standartların oluşturulması olacak. Fakat ne olursa olsun, geleceğin tüm akıllı icatları, bugün hâlihazırda sahip olduklarımızın bağlantılandırılmasına dayanacak.

Yorum yapılmamış

    Bir cevap yazın