Enerji

Enerjinin geleceği ve geleceğimiz için enerji

22 Temmuz 2019

Dünyanın tanık olduğu tüm sanayi devrimlerinde enerjinin değişiminin önemli bir rolü olduğunu görebiliriz. Farklı enerji kaynaklarının “yükselişi”, toplumların hayatını ciddi ölçüde etkiledi. Dördüncü sanayi devrimi başlığı altında toparlanabilecek tüm teknolojik atılımlar ve dijitalizasyonun geldiği nokta, enerji perspektifi açısından da önümüzdeki yılların hareketli geçeceğini gösteriyor.

Enerjide sürdürülebilirlik adına dikkate almamız gereken iki nokta olduğunu düşünüyorum. Bunlardan ilki, iklim değişikliği. Öte yandan, enerji ihtiyacımız global ekonominin gereksinimleri ve hızla büyüyen nüfus yüzünden ciddi ölçüde artıyor. 2040 yılında dünyanın sadece elektrik ihtiyacı dahi bugüne kıyasla yüzde 80 artmış olacak. Bugün 1 milyar insanın elektriğe erişimi olmadığını ve bu topluluğun da zaman içinde enerji şebekesine dahil olacağını bu vesileyle not edelim.

Bugün ve yarın için ekonomik büyümeyi sağlayabilmenin temeli sürdürülebilir elektrik üretiminden geçiyor. Bunu yenilenebilir enerji ve esnek güç santrallerinin birleşiminden elde edebiliriz. Ayrıca enerji depolama ve enerji talebini karşılama mekanizmalarını da en iyi sonucu verecek şekilde dinamikleştirebiliriz. Böylece “güvenilir ve uygun maliyetli sürdürülebilir enerji” üretimine ulaşabiliriz. Bunun yanı sıra akıllı platformları ve çözümleri de enerji sürecine dahil etmeliyiz. Bu sayede analogdan dijitale tüm altyapılar amacına uygun ve birbirleriyle entegre şekilde çalışabilir.

Bu çalışmaları Türkiye için de özelleştiriyor ve hem iş dünyasına hem de topluma taşımak için çalışıyoruz. Dünyada 2030’da karbon ayak izi nötr bir şirkete dönüşeceğiz ama Türkiye olarak bu konuda bir adım ötedeyiz. 2023 yılında bu hedefe ulaşacağız. Siemens olarak Türkiye’deki yenilenebilir enerjinin yüzde 10’unu Siemens türbinleri ile üretiyoruz. Son dört yıl içerisinde 1.100’e yakın enerji verimlilik çalışmamızla 260 milyon TL’lik tasarruf sağladık.

Şimdi yukarıda bahsettiğim prensipleri uygulama zamanı. Böylece bünyemizde yarattığımız bu değişimi topluma taşıyabiliriz.

Yorum yapılmamış

    Bir cevap yazın