Dijitalizasyon/Teknoloji

Pandemi, Teknoloji ve Yaşam: Yeni Dünya için Yeni Girişimler ve Yeni Yaklaşımlar

8 Şubat 2021

Bundan yaklaşık 1 yıl önce bambaşka bir dünyada yaşıyorduk. Muhtemelen yakın ve uzak geleceğe dair çeşitli tahmin ve beklentilerimiz vardı. Fakat bir anda ortaya çıkan ve hızla küreselleşen bir pandemi, sıra dışı bir boyuta kavuştu ve kapsamlı etkilere yol açtı.

Elbette salgın hastalıklar, bir yandan kısa, orta veya uzun vadeli yıkımlara yol açıyor ama bir yandan da toplumları dönüştürüyor. Tıpkı yaşadığımız bu dönem gibi. Bu felaketin getirdiği en önemli derslerden biri belki de insanları nasıl bir dünya istediğimiz konusunda düşünmeye itmesi oldu. Covid-19’un bu açıdan nasıl sonuçları olacağını şimdilik tamamen öngöremesek de hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını biliyoruz. Ama yaşanan değişimin özellikle günlük yaşam ve teknoloji açısından etkilerinin, bize önemli ipuçları verdiğini düşünüyorum.

Değişen alışkanlıklarımızı sürdürmemiz çok önemli

2020 sıra dışı bir yıl oldu. Sosyal mesafe, maske kullanımı, elleri sık sık yıkamak ve zorunlu olmadıkça kalabalık ve kapalı ortamlarda bulunmamak gibi gereklilikler, yaşam şeklimizde ve alışkanlıklarımızda önemli değişimlere ve kısıtlamalara yol açtı. Ancak bu kısıtlamaların olumlu bir etkisi de oldu. Pandemi döneminde kazanılan koruyucu önlem ve uygulama alışkanlıklarının, sadece COVID-19’da değil, diğer solunum enfeksiyonlarında da düşüşe yol açtığını gördük. Gereklilikten doğan bu kültürel dönüşümü sonrasında da muhafaza etmemiz önemli diye düşünüyorum. Çünkü yürütülen araştırmalar, alınan önlemlerin grip vakalarını azalttığını ancak yine de aşılamanın hala önemli olduğuna dikkat çekiyor. Pandemi kaynaklı kısıtlamalar ve farklı uygulamalar nedeniyle sürü bağışıklığı azaldığı için, pandemi sonrası dönemde grip vakalarında keskin yükselişler olabileceği yönünde yorumlar var. Özellikle sarılma, tokalaşma gibi yakın temas düzeyini artıran davranışlarda gerçekleşen değişimde süreklilik sağlamak bu açıdan hem kendimizi hem sevdiklerimizi riskten korumamız için çok önemli.

Pandemi Sonrası Cesur ‘Dijital’ Dünya

Pandeminin getirdiği en önemli değişimlerden biri ise şüphesiz dijitalleşmede görüldü. Yaşamın ve ekonomik faaliyetlerin devamlılığını sağlamanın tek yolu dijital teknolojileri kullanmak oldu. Uzaktan çalışmanın, üretmenin ve iletişim kurmanın, kısacası yapabileceğimiz her şeyi dijital ortama taşımanın ne kadar önemli olduğunu, daha da önemlisi yapılabilir olduğunu anladık. İklim değişikliğinde insan kaynaklı etkilerin azaldığını ve bunun doğadaki yansımasını gördük. Milyonlarca kişinin gün içinde trafikte harcadıkları süreyi geri kazanmaları mümkün oldu. İşler çok daha verimli, kısa sürelerde ve hatasız olarak yapılabildi.

Türkiye de bu noktada yeni dünyanın gerekliliklerine yanıt vermeye hazır olmak için aslında kritik bir fırsatın eşiğinde duruyor. Dijitalleşme ve yeni teknolojiler konusunda yatırımları hızlandırmak, ülkemizin gelişmiş bir üretim ekonomisine dönüşmesi için çok önemli.

Bu konuda ülkemizde gerçekleşen önemli yatırımları ve girişimleri görmek son derece mutluluk verici. Örneğin, Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) tarafından kurulan ve Türkiye’yi yeni sanayi devrimine taşıyacak MEXT de bu alanda yapılmış en güçlü yatırımlardan birini temsil ediyor. Dünyanın en büyük dijital dönüşüm ve yetkinlik gelişim merkezi olma özelliği taşıyan MEXT, Türkiye’nin dijitalizasyon yolculuğunda önemli bir kilometre taşı olacak.

Siemens Türkiye olarak biz de MEXT’in dijitalizasyon partnerleri arasında bulunuyoruz ve inovatif teknolojilerimizle MEXT’e katkıda bulunuyoruz. Yeni ve dijital dünyada güçlü olmamız da MEXT gibi merkezlerin sayısının artmasıyla mümkün olacak. Bu nedenle özellikle ülkemizin önde gelen organize sanayi bölgelerinin (OSB) de harekete geçmesinin, dijital teknolojileri ve inovasyonu destekleyecek benzer merkezler açmasının ülkemizin geleceği için son derece önemli olduğunu düşünüyorum. Ülkemizin yeni dijital dünyada güçlü bir konumda olması için cesur ve hızlı adımlarla ilerlememiz, MEXT gibi yatırımların ve yenilikçi girişimlerin sayısını artırmamız gerekiyor. Ancak bu sayede, topluma ve insan hayatına daha fazla değer yaratabilir, geleceği bugünden inşa etmenin altyapısını hazırlayabiliriz.

Bunları da beğenebilirsiniz...

Yorum yapılmamış

    Bir cevap yazın