Akıllı Şehir – Hüseyin Gelis https://gelis.org Fri, 17 May 2019 14:48:53 +0000 tr hourly 1 https://wordpress.org/?v=6.5.5 Sürdürülebilir bir refah için: Dijitalleşme https://gelis.org/tr/2019/05/20/surdurulebilir-bir-refah-icin-dijitallesme/ https://gelis.org/tr/2019/05/20/surdurulebilir-bir-refah-icin-dijitallesme/#respond Mon, 20 May 2019 06:00:52 +0000 https://gelis.org/?p=1477 Son yirmi yıl içerisinde teknoloji, otomasyon temelli ve görev odaklı yapısının ötesinde hayatımızı radikal bir biçimde dönüştüren bir güç hâline geldi. Dijitalizasyon ise; teknolojinin gündelik hayatta yarattığı etkiden daha büyük bir etkiyi toplumsal hayatta yaratabilecek potansiyele sahip olduğunu gösteriyor.

Mart ayında Uludağ Ekonomi Zirvesi içerisinde düzenlenen ve konuşmacılarından biri olduğum “Refah için Dijitalleşme” paneli, aslında bu dönüşümü çok güzel bir başlıkla özetliyor. Burada bahsedilen refah, oldukça geniş kapsamlı. İç huzurumuzdan tutun da şirketimizin verimliliğini artırmaya, bir ülkenin yaşayacağı bolluktan bugün karşı karşıya kaldığımız temel problemlerin çözümüne kadar her şeyi kapsıyor.

O gün de söylediğim gibi bugün aslında dijitalleşme hayatımızın her anını ve alanını görünmez, ince ama sımsıkı ağlarla örmüş durumda. En basitinden, telefonlar ve akıllı hoparlörler gibi cihazlar üzerinde somutlaşan kişisel asistanlarımız, aslında bulut üzerinde çalışan uygulamalardan ibaret. Benzer sistemler neredeyse nefes alıp verme sıklığında ürettiğimiz verileri değerlendiriyor, öngörüler çıkartıyor ve iş süreçlerini tepeden tırnağa değiştirme imkânı sunuyor. Hatta, bu teknolojileri kullanarak ortaya koyduğumuz yeni nesil uygulamalar ile bir sektörün tamamen dönüşmesi bile muhtemel.

Dijitalleşme konusunda en büyük sorumluluğun özel şirketlerde olduğunu düşünmek ise işin bütünsel ölçeğini ıskalamak anlamına gelebilir. Toplumsal düzeyde gerçekleşecek bir dönüşümün mimarlarından biri elbet eğitim olacak. Geleceğin ihtiyaçlarını belirlediğimiz bu dönemde, öngördüğümüz gereksinimleri karşılayabilmek için kodlama, dijital okur yazarlık adımlarıyla dijital bireyler yetiştirmeye başladık bile. Bundan sonrasında da müfredatın ve eğitim biçimlerinin yol haritasını çizerek, Yapay Zeka ve Makine Öğrenimi teknolojilerinden faydalanacağız.

Bir diğer önemli konu ise sağlık. Bireysel düzeyde takip gerektiren uygulamalar, halihazırda akıllı saatlerimiz ve bilekliklerimizle gerçekleştirilebiliyor. Özellikle sağlık hizmetlerine erişimin güç olduğu bölgelerde doktor ile uzaktan iletişim kurabilmek, verilerin bulut üzerinde tutulması gibi çözümler, pratikte karşılığını bulmaya başladı. Şimdi sağlık ve hatta sosyal güvenlik sistemlerinin üzerinde yük olan hastalıkları öngörebilmek, sağlık sisteminin süreçlerini yeniden düzenlemek gibi ciddi bir dönüşüm kapıda.

Artan nüfusa fırsat eşitliği getirecek

Euromonitor, 2030 yılına gelindiğinde dünya nüfusunun yüzde altmışının şehirlerde yaşayacağını belirtiyor. Bu dönüşüm gerçekleşirken ufak yerleşim birimleri şehirleşecek, şehirler de göç alarak mega şehirler haline gelecek; nüfusu 10 milyonun üzerindeki şehirlerin sayısı otuz dokuza yükselecek.

Burada da Akıllı Şehir çalışmaları yerel yönetimlerin ve yurttaşların yardımına yetişecek. Şehrin dört bir yanına ve araçlara konumlandırılan algılayıcılar vasıtasıyla trafikten hava kirliliğine, doğal afet önlemlerinden şehir planlamaya kadar gündelik yaşam çok daha iyi standartlara ulaşacak.

Tam bir dijitalleşme ile, yani uçtan uca dijital bir yapı kurulmasıyla fırsat eşitliği de bir ideal olmaktan çıkarak ulaşılabilir bir hedefe dönüşecek. Bu eşitlik ile sadece cinsiyetler arası çalışma şartlarının farkını kapatmak değil, imkânların eşit olarak paylaştırıldığından emin olabileceğiz. Ancak Yapay Zeka, Makine Öğrenimi, Nesnelerin İnterneti gibi yeni nesil teknolojiler ve onların açtığı yolu değerlendiren Dijital Dönüşüm, bize her şeyden önemli bir hediye verecek: Sürdürülebilirlik. Bu da yaşama dair tabii kaynakların dağılımını ve yetersizliğini düşünen, gökyüzünde başka gezegenlerde hayat ihtimalinin peşinden koşan bizlerin şu anda en çok ihtiyaç duyduğu şey…

]]>
https://gelis.org/tr/2019/05/20/surdurulebilir-bir-refah-icin-dijitallesme/feed/ 0
Sosyal medya kullanıcılarına göre, “Akıllı şehirlerde en büyük öncelik, hayat”! https://gelis.org/tr/2015/11/24/sosyal-medya-kullanicilarina-gore-akilli-sehirlerde-en-buyuk-oncelik-hayat/ https://gelis.org/tr/2015/11/24/sosyal-medya-kullanicilarina-gore-akilli-sehirlerde-en-buyuk-oncelik-hayat/#respond Tue, 24 Nov 2015 10:01:20 +0000 https://gelis.org/?p=612 Bence sosyal medyanın en güzel yanı, geri bildirimlere ve fikir alışverişlerine imkan tanıması. Bu inancımı destekleyen örneklerden birini geçtiğimiz günlerde yaşadım. Twitter, LinkedIn, Facebook ve Google+ hesaplarımda Siemens Customer Magazine’de yayımlanan bir röportaja yer verip takipçilerimin “akıllı şehirler” ile ilgili görüşlerini öğrenmek istemiştim.

Yorumlardan bazıları “akıllı şehir” kavramını insanların hayatını kolaylaştıran şehirler ve altyapılar olarak tanımlarken bazıları da “akıllı şehirlerin” daha fazla karmaşa getireceğini öne sürüyordu. Elbette her konuda görüş ayrılıklarının olması doğal. Ama sanırım bu noktada odaklanmamız gereken, teknolojiyi günlük yaşamda faydaya dönüştürmek açısından teknoloji şirketlerinden beklenenler.

Gördüğüm kadarıyla en büyük beklenti ulaşımda, güvenlikte ve çevreci yaklaşımlarda iyileştirmeler yapılması. Dolayısıyla sadece bina teknolojilerine değil, ulaşım teknolojilerine de odaklanmak gerekiyor. Ulaşım anlamında gelen yorumlar arasında beni en çok etkileyen, ambulansların yoğun şehir trafiğinde gecikmesinden kaynaklanan kayıplar oldu.

Siemens’in Gelecek ve Trendler adlı dergisinin Kasım sayısında aslında bu konu hakkında çok önemli bir yazı var. Yazıda Siemens ve iş ortaklarının bir Avrupa Birliği projesinden söz ediliyor. Projede, trafik ışıkları ile sürücüler arasında bağlantı kurularak kentsel trafiğin rahatlatılması hedefleniyor. Test sürecinde 12 ambulans, iki elektrikli araç ve 20 sinyal sistemi çeşitli iletişim birimleriyle donatıldı. Bu iletişim birimleri her 10 saniyede bir, yol üzerindeki noktalara özel bir WLAN ağı aracılığıyla bilgi gönderiyor. Örneğin bir ambulansın yaklaştığı bilgisi geldiğinde, trafikte ciddi bir sorun oluşmayacaksa trafik ışığı yeşile dönüyor. Saniyelerin bile önemli olduğu durumlarda, bu tür teknolojik gelişmeler hayat şansını artırabilir diye düşünüyorum. Neticede, her konuda olduğu gibi, akıllı şehirler söz konusu olduğunda da öncelik hayatın olmalı.

]]>
https://gelis.org/tr/2015/11/24/sosyal-medya-kullanicilarina-gore-akilli-sehirlerde-en-buyuk-oncelik-hayat/feed/ 0